top of page
1.png

Re-Gen Gorizia

Proje

Yarışma, Kamusal Alan

Konum

Gorizia, İtalya

Yıl

2026

Tasarımcılar

İnci Shoainia, Emil Shoainia

Proje ismi

SPINE OF CONTINUITY

Derece

Finalist

Sant’Anna projesi, mevcut durumda kamusal alanları kopuk, sosyal ve fiziksel odakları birbirinden izole kalmış kentsel dokuyu kesintisiz ve bütüncül bir ağa dönüştürmeyi amaçlar. Projenin ana omurgasını oluşturan esnek doğrusal hat; mahalledeki sosyal, ticari ve konutsal düğüm noktalarını birbirine bağlayarak hem ana dolaşım aksı hem de canlı bir kamusal yaşam koridoru işlevi görür. Bu birincil omurgaya eklemlenen ikincil döngüsel yollar ise mahalle içi geçirgenliği artırarak konut alanları ile kamu tesisleri arasında alternatif, samimi ve esnek erişim güzergahları tanımlar; böylece parçacıl yapı okunabilir ve hiyerarşik bir bütünlüğe kavuşturulur.

Tasarım, fiziksel dolaşım ağını ekolojik altyapı ve sosyal kullanım katmanlarıyla bütünleştirerek çok boyutlu bir kentsel sistem kurar. Geçirgen yüzeyler, yağmur suyu yönetim sistemleri ve kesintisiz yeşil koridorlar sayesinde su ve peyzaj, kamusal yaşamın ayrılmaz ve deneyimlenebilir bileşenleri haline getirilir. Hareket, doğa ve gündelik yaşamın üst üste bindiği bu katmanlı kurgu; iklimsel konforu ve biyoçeşitliliği artırırken, günün farklı saatlerine ve gelecekteki dönüşümlere uyum sağlayabilen, insan onuruna ve kolektif hafızaya odaklı, esnek bir kentsel kimlik üretir.

g.png
b.png
f.png

MEKÂNSAL KURGU

Projenin ana omurgasını oluşturan esnek doğrusal aks, yalnızca bir dolaşım koridoru değil, parçalanmış kentsel dokuyu bir araya getiren ve mekân üreten birincil sistem olarak ele alınır. Mevcut sosyal, ticari ve konutsal düğüm noktalarını kesintisiz bir hatta toplayan bu omurga; ikincil döngüsel yollarla desteklenerek mahalle ölçeğinde yüksek bir geçirgenlik ve alternatif hareket rotaları yaratır. Dolaşım hatları boyunca kurgulanan sıkışma ve açılma anları, kamusal alanı tekdüze bir geçiş bandı olmaktan çıkarıp günlük karşılaşmalara, kolektif etkileşimlere ve zaman içinde esneyebilen çok işlevli kullanımlara imkân tanıyan dinamik bir mekânsal tecrübeye dönüştürür.

YAPI VE YER İLİŞKİSİ

Sant’Anna’nın mevcut kopuk ve tanımsız kentsel sınırlarında konumlanan proje, yapılı çevre ile doğal peyzaj arasında süreklilik sağlayan aktif bir ara yüz görevi üstlenir. Binaları ve açık alanları bağımsız müdahale noktaları olarak ele almak yerine, onları mevcut topoğrafyaya, kentsel izlere ve iklimsel koşullara duyarlı bir belkemiği üzerinden yere sabitler. Tasarım; bakı açılarını çerçeveleyen, yaya hareketini yönlendiren ve kentin sert dokusu ile yeşil koridorlar arasında kademeli bir geçiş kuran yaklaşımıyla, çevreye baskı kuran nesneler üretmek yerine zeminle bütünleşen ve yere ait hissettiren bir kentsel süreklilik kurar.

PROGRAM VE ZEMİN STRATEJİSİ

Program elemanları, ana omurga ve döngüsel hatlar boyunca stratejik olarak dağıtılan ve yoğunlaştırılan düğüm noktaları olarak kurgulanır. Bu süreçte zemin; sert kaplamalardan yarı geçirgen dokulara, yağmur suyu toplama hendeklerinden kesintisiz yeşil alanlara doğru evrilen ana bir altyapısal katman olarak işlenir. Yeşil koridorların, su yönetim sistemlerinin ve sosyal donatıların zemin kotunda üst üste binmesiyle oluşan bu katmanlı strateji, kamusal alanı günün farklı saatlerinde ve farklı mevsimlerde değişen ihtiyaçlara yanıt verebilen esnek, ekolojik ve kapsayıcı bir kullanım alanına dönüştürür.

4.png

önceki

sonraki

bottom of page